Sürgünler - James Joyce - Tubizu.com

James Joyce – Sürgünler

İrlandalı ünlü yazar James Joyce‘ un eserleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ilgi görmekte. Bugün tanıtacağımız yazarın “Sürgünler” isimli eseri. Eser, Yapıkredi Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulmuştu. Aralıklarla yeni baskısı da yapılıyor. Eserin özetine geçmeden önce James Joyce kimdir kısaca tanıtalım.

James Joyce kimdir

James Joyce (2 Şubat 1882 – 13 Ocak 1941), İrlandalı modernist yazardır. Edebiyat dünyasında özellikle “Ulysses” adlı romanıyla tanınır.  Tam ismiyle James Augustine Aloysius Joyce, 2 Şubat 1882’de Dublin, İrlanda’da doğdu. Babası John Stanislaus Joyce, bir vergi memuru ve annesi Mary Jane Joyce ev hanımıydı. 1898’de University College Dublin’e girdi. Burada klasik edebiyat ve dil üzerine eğitim aldı.

1904 yılında, onunla hayatının geri kalanını paylaşacak olan Nora Barnacle ile tanıştı. Nora ile birlikte İtalya’nın Trieste şehrine göç etti. Nora Barnacle ile 1931 yılında hayatını birleştirdi ve Lucia ve George ismini verdikleri iki çocukları oldu. Joyce’un hayatı, bu noktadan sonra maddi zorluklarla, kendisinin ve ailesinin sağlık sorunlarıyla mücadeleyle geçti. Lucia’nın zihinsel sağlık sorunları, Joyce ve ailesi için büyük bir zorluktu. Aynı zamanda, Joyce’un göz sağlığı da zamanla kötüleşti ve bu durum yazma sürecini etkiledi.

Edebi Kariyeri

Joyce’un edebi kariyeri, gençlik yıllarında şiirle başladı. Kısa öyküler yazarak ve yazılarını yayımlayarak tanınmaya başladı. “Dublinliler” (Dubliners) adlı öykü koleksiyonu, 1914 yılında ilk baskısını yaptı. Bu eser onun edebi yeteneklerini geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturdu. Joyce’un en ünlü eseri olan “Ulysses,” modernist edebiyatın başyapıtlarından biridir. Paris’te geçen bu roman, 1922’de yayımlandı. Ancak, eser cinsel içerikli bazı bölümleri nedeniyle birçok ülkede sansüre uğradı. “Ulysses,” dilin ve anlatımın sınırlarını zorlayan bir eser olarak kabul edilmektedir. Joyce, “Finnegans Wake” adlı son romanını 1939’da tamamladı. Fakat 1941 yılında ancak okuyucuyla buluştu. Bu eser, karmaşık dil yapısı ve simgelerle dolu bir anlatı içerir. Joyce’un sağlık durumu, II. Dünya Savaşı sırasında İsviçre’de yaşarken daha da kötüleşti ve 13 Ocak 1941’de Zürih’te mide ülseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Joyce, modernist edebiyatın öncülerinden biri olarak kabul edilir. Eserleri, dilin ve anlatının sınırlarını zorlar. Bununla birlikte yenilikçi bir yaklaşımı da temsil eder. “Ulysses,” dünya edebiyatında, edebiyat eleştirmenleri tarafından en etkileyici eserlerden biri olarak kabul edilir.  “Finnegans Wake” ise en karmaşık ve zorlayıcı eseri olarak bilinir. James Joyce’un eserleri, edebiyat dünyasında derin bir etki bırakmış ayrıca birçok yazar üzerinde ilham kaynağı olmuştur.

James Joyce

James Joyce’ un eserleri

Yazarın en bilinen eserleri şunlardır.

Erken Dönem Eserleri

  1. Oda Müziği – 1907: Joyce’un ilk şiir koleksiyonudur. Toplam 36 şiir içerir ve genellikle aşk, doğa ve ölüm gibi konuları işler.
  2. Dublinliler – 1914: James Joyce’un ilk önemli eseri olan “Dublinliler,” 15 kısa hikayeden oluşan koleksiyondur. Her hikaye, Dublin’in farklı sınıflarından ve yaşam tarzlarından karakterleri ele alır. Eser, Joyce’un yazım tarzının örneklerini içerir. Bununla birlikte İrlanda toplumunu eleştirel bir gözle inceler.
  3. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi – 1916: Bu roman, genç Stephen Dedalus’un büyüme ve olgunlaşma sürecini konu alır. Ayrıca roman Joyce’un kendi yaşamından izler de taşımaktadır. Stephen’ın sanatsal bir birey olma yolundaki çalışmalarını ve keşiflerini anlatır. Kitap, Joyce’un modernist yaklaşımını ve stilistik denemelerini içerir.
  4. Sürgünler – 1918: Bu, Joyce’un tek tam uzun oyunudur. İki perdelik bir dramadır ve genel olarak yazarın yaşamındaki konuları, özellikle de evlilik ve sadakatsizlik konularını ele alır.
  5. Ulysses – 1922: “Ulysses,” James Joyce’un en ünlü ve etkileyici eseridir. Homeros’un “Odysseia” destanına dayanır ve bir gün içinde geçen bu roman, üç ana karakterin yaşamını ayrıntılı bir şekilde inceler. Kitap, farklı anlatım teknikleri, dil oyunları ve iç monologlarla doludur. Her bölüm, farklı bir yazım tarzını ve konuyu benimser.

Son Dönem Eserleri

  1. Pomes Penyeach – 1927: Joyce’un on üç şiirlik koleksiyonudur. Her şiir, farklı konular ve duygular içerir. Bu eser, Joyce’un şiirsel yeteneklerini sergiler.
  2. Finnegan Uyanması – 1939: “Finnegans Wake,” Joyce’un en karmaşık ve zorlu eseridir. Dilin sınırlarını zorlar, neolojizmleri sıkça kullanır ve mitoloji, tarih, edebiyat ve dil bilimiyle ilgili pek çok referans içerir. Roman, bir uykunun rüyalar ve sembollerle dolu karmaşıklığını anlatır. Okuyucular için anlamı çözmek genellikle zordur.
  3. Giacomo Joyce : Bu, Joyce’un daha az bilinen eseridir ve genellikle yazdığı aşk mektuplarından ve şiirlerinden oluşan koleksiyon olarak kabul edilir. Eser, Joyce’un hayatındaki aşk, özlem ve tutkuları ifade etmesi açısından ilginçtir.
  4. Kahraman Stephen – 1944 : Bu, “Genç Bir Sanatçının Portresi”nden önce yazılan romandır. Joyce’un alter egosu olan Stephen Dedalus’un gençlik yıllarını anlatır. Ancak, Joyce’un ölümünden sonra editörler tarafından tamamlanmış ve yayımlanmıştır.
  5. Bırak Seni Seveyim – Mektuplar : Joyce, özellikle eşi Nora Barnacle’ye ve diğer yazarlara bir dizi mektup yazmıştır. Bu mektuplar, onun düşüncelerini, yazma süreçlerini ve kişisel yaşamını anlamak açısından önemlidir.

Sürgünler’ in Özeti:

“Sürgünler” orjinal ismiyle “Exiles” James Joyce’un oyun türündeki üç perdelik dramasıdır. Yazar oyunu 1914’te yazmaya başlamış, 1918 yılında tamamlamıştır. Oyunda olaylar, üç ana karakter olan Richard Rowan, beraber yaşadığı eşi Bertha ve Richard’ın eski arkadaşı Robert Hand’ın bir arada bulundukları bir gün boyunca gelişir.

Richard şehir dışına gitmiştir. Dublin’e döndüğünde geçmişi ile yüzleşmeye başlar. Eski ilişkileriyle, özellikle de Bertha ile olan evliliğiyle ilgili sorunlarla yüzleşir. Karakterler, geçmişteki seçimleri, aşkları ve ihanetleri konusunda derinlemesine düşünme fırsatı bulurlar.

Aşk ve ihanet, eserin merkezindeki konulardan biridir. Richard, geçmişte yaşadığı aşkları tekrar değerlendirirken, Bertha ile olan evliliği üzerine düşünür. Robert Hand ise bu karmaşık ilişki içinde kendi rolünü sorgular.

“Sürgünler” yabancılaşma konusu etrafında şekillenir. Richard’ın Dublin’e dönüşü, hem fiziki hem de duygusal bir yabancılaşma durumunu ortaya koyar. Karakterler, kendi kimliklerini ve yerlerini bulma sürecinde zorluklarla karşılaşırlar.

Oyun aynı zamanda sanat ve yazarlık üzerine de düşünceler içerir. Richard’ın yazar kimliği, sanatın zorlukları ve sanatçının yaşamındaki zorluklar konusunda bir metafor olarak kullanılır.

Joyce’un dil kullanımı ve karakterlerin iç dünyalarına duyduğu derin ilgi, “Sürgünler”i edebi bir eser haline getirir. Zengin ve karmaşık bir yapıya sahip olan oyun, okuyucuya insan ilişkilerinin karmaşıklığı, geçmişle yüzleşme ve kişisel gelişim üzerine düşünme fırsatı sunar. “Sürgünler” Joyce’un evlilik, kimlik ve sanat üzerine düşüncelerini içeren önemli bir tiyatro eseridir.

İyi okumalar diliyoruz.

Yorum yapın

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com